18 Mayıs 2011 Çarşamba

BAHARINI YÜREĞİNDE TAŞIMAK...

Kendi baharını yüreğinde taşımalı insan. Ne olursa olsun, hangi şartlarda yaşarsam yaşayayım, baharımı içimde taşıdığım sürece hiçbirşeyin, hiçkimsenin, hiç bir şartın beni yıpratamayacağını, üzemeyeceğini 35 yaşımdan sonra farkettim. Geç oldu ama güzel oldu :) 
Bazıları her çözüme bir problem, her durumda şikayet edecek birşeyler bulur. Ben problemlere çözüm bulmayı, ve bulduğum çözümlerle mutlu olmayı tercih ediyorum.Üstelik bu sadece beni değil çevremdekileri de mutlu ediyor. O zaman mutluluğum katlanıyor, ben de kanatlanıyorum :)  

Bildiğiniz gibi evim Ereğli'de,  işim ise Düzce'de. İşe gitmek için her sabah şehirlerarası yol yapıyorum. 4 ay önce bu işe ilk girdiğimde herkes "amaan o yola nasıl dayanacaksın, 2 gün sonra bıkar işi bırakırsın" dedi. İtiraf edeyim önceleri sabah 5'te uyanmak, akşam 7'de eve gelmek zor geldi. Sonra her şey gibi buna da alıştım. Ve tadını çıkarmaya başladım. Bu süreçte en etkili olan şey ise yol manzaramdı. 

Ereğli'den Düzce'ye giderken önce uzuuuun bir sahilden denizi izleyerek yol alıyor otobüsüm. Sonra  ormanların yeşillerin içinden kıvrıla kıvrıla giden dağ yoluna vuruyor kendini. Manzaraları izlerken sandviçim ve çayım eşlik etti bana. Bir de I-phone'um.Ve ben 4 aydır bu yolun hemen hemen her halini gördüm, çoğunu da resimledim.İşte o resimlerden bir demet... 

Güneşin doğuşunu da gördüm ...

Batışını da...


Sislerden önümü göremediğim de oldu...

Karlarla kaplı yollarda bu doyumsuz manzarayı izleyip işime saatlerce geç kaldığım da...


Baharın gelişini, ağaçların yeşillenmesini de izledim gün be gün...

Ve dışarıdaki mevsim ne olursa olsun elimde I-Phone'um, önümde çayım ve sandviçim, ve YÜREĞİMDE KENDİ BAHARIM oldu.Yüreğinize BAHARLAR gelmesi dileği ile. :)




7 Mayıs 2011 Cumartesi

CANIM ANNEM...

"Anneni daha sık anımsıyorsan hatta anlıyorsan..." Ne kadar da anlamlı bir şarkıdır...Hele de benim için... 


Annemi yıllarca anlamadım.Yıldızlarımız hiç barışmadı. Evin hırçın, sorulunca "Ben babamı seviyorum, annemi sevmiyorum" diyebilen kızı idim önceleri. Sonra 30'lu yaşlarda anladım ki annem bambaşka. Emekleri, koşulsuz sevgisi, güleryüzü, ilgisi. Öğretmen babamın peşinde o köy senin bu köy benim çeşmesiz, elektriksiz, ocaksız evlerde hiç bir şeyimizi eksik etmeden tertemiz pırıl pırıl yetiştirdi bizi. Yıllarca espri konusu olan "Ben okumadım. Ama siz okuyacaksınız. Halımı satar yine sizi okuturum" sözleri şimdi anlam kazandı. Neyse ki geç değil, artık her fırsatta sevgimi ve minnettarlığımı gösteriyorum ona. Şimdi o kocaman kalbi ve tüm sevgisi ile torununu büyütüyor :)  Buradan hem yaptığım tüm saçmalıklar için özür diliyor, hem de nice torunlar diliyorum. Ve de anneler gününü kutluyorum. :) Canım annem ANNELER GÜNÜN KUTLU OLSUN... 

PS: Fotograftaki pasta annemin 60. yaş günü pastası ve o pasta üflenirken benim akıllanmam için dua edilmiş :))) 

OKYANUS SAKİNLERİ

  © Blogger template 'Sunshine' by Ourblogtemplates.com | Distributed by Deluxe Templates 2008

Back to TOP