20 Ocak 2011 Perşembe

BÜLENT'İN YERİ'NDE PİDE YEMEK LAZIM...

Bir iş görüşmesi için Düzce'ye gittiğim bir gün. Ekim Ayı hava harika. Düzce'den Ereğli'ye dönüş yolu aynen böyle. Sağlı sollu o kadar güzel ki. Yemyeşil. Virajlar olmasa da doya doya bakabilsem diyor insan. 
Sonra birden o yemyeşil yolun sonunda masmavi Karadeniz görünüyor.Akçakoca Ereğli yol ayrımı burası. Sonrasında yolun solunda denizin hemen kıyısında bir tabela görünüyor. Bülent'in Yeri diye. Dışarıdan minicik bir dükkan gibi görünse de içerisi uzuuun bir salon. Sonrasında cam bir balkon ve bu harika manzara çıkıyor karşınıza. 
Ve de muhteşem pideler. Böyle harika bir manzara eşliğinde böyle lezzetli pideler için adres ve telefon en aşağıda ıslak mendilin üzerinde. 
Pidenin üstüne tatlı yemek isterseniz nefis görünümlü künefeleri  ve fındıklı sütlaçları var ama ben diyabet hastası olduğum için yemedim.

Karadeniz yolunda güzel bir durakta hoş manzara eşliğinde güzel, bol malzemeli bir pide yemek için Bülen'tin yerini öneririm. 

14 Ocak 2011 Cuma

YENİ YILDA YENİ İŞ DERKEEEEN?

Yeni yıl ile birlikte bir de yeni bir iş girdi hayatıma. Bugüne kadar aldığım en güzel iş tekliflerinden birini aldım yılbaşından önce. 3 hafta üstüste İstanbul'a çağrıldım. Kar yağarken, yağmurda, çamurda atladım gittim taa Ereğli'den İstanbul'a. O kadar güzel bir teklifti ki, öyle sözler verilmişti ki bana, hafta içi İstanbulda hafta sonu Ereğli'de olmayı, eşimi sadece haftasonları görebilmeyi bile kabul ettim. Nasıl olsa o da gelecekti bir kaç ay sonra İstanbul'a. Ve ben de o gelene kadar misafirhanede ya da arkadaşımda kalacaktım.

İşin en kötü yanı öğrencilerimi bırakmak olacaktı.Okuluma yerime yeni bir öğretmen bulununcaya kadar da ayrılmadım işimden. Tek tek vedalaştım öğrencilerimle. İtiraf ediyorum evime gelirken gözyaşı döktüm biraz. Ve sonra yeni yılın hemen sonrasında topladım bavulumu, eşyalarımı ve yeni işime başlamak üzere gittim İstanbul'a. Bin bir hevesle ve çalışma azmi ile. 

Ve...Başladığımın 4. günü ayrıldım işimden. Bana verdikleri sözleri tutmayan, her konuda kıvırtan, kurumsallı ğın yanından bile geçmeyen bir şirkette daha fazla durmam da mümkün değildi zaten. Başka bir ülkede olsa hukuki yaptırımı olurdu bana yapılanların ama malesef  Türkiye'de böyle bir şansım yok. Ve şimdi onların yaptıkları yüzünden öğrencilerimden ve eski işimden de olmuş bir vaziyette evimdeyim. 

Tek tesellim. Çıkarken de şirket sahibine söylediklerim."Ben yeni bir iş bulabilirim ama onlar kendilerine yeni bir karakter ve vicdan bulamazlar. "

Şimdiiiiii... Nerede kalmıştık :) 

1 Ocak 2011 Cumartesi

2011 GELDİ, HOŞ GELDİ :)

Bu tarz günlere çocukken çok özel anlamlar yüklüyordum. Ailemle ve kuzenlerimizle geçirdiğimiz eğlenceli, kalabalık ve sabahlara kadar tepindiğimiz günlerdi yılbaşları eskiden. Ama son yıllarda yeni yıl benim için bir önceki ylın muhasebesinin yapılıp, yeni kararların alındığı ve takvimdeki rakamların değiştiği bir güne dönüştü. Tabi bu düşünce yine de yılbaşı gecesi evde özel hazırlıklar yapmama engel değildi :) Eşimin nöbet sonrası yorgunluğu ve benim yeniyıl sonrası yeni işime başlayacak olmam nedeni ile (bunu ayrıca anlatacağım) bu yıl evde başbaşa kutladık 2011'in gelişini. Tek yıllar iyidir diyerek hadi bakalım diyoruz 2011 'e :) Ne marifetin varsa dök ortaya da geçmişteki sıkıntıları unuttur balık burçlarına :)


Akşam menüsünü hazırlarken Lezzet Yağmuru bloğunun sahibesi sevgili Seval Abla arayıp bize yılbaşı gecesi için birşeyler hazırladığını söyledi. Seval Abla'yı şu yazımda anlatmıştım. Dünyalar şirini düşünceli ablacığım  daha bir kaç gün önce merdivenden düşüp yaralandığı halde, ayakta durması kendisine acı vermesine rağmen sağolsun uğraşmış bir dolu güzel şey hazırlamış bizim için. Ben zaten ana yemekten çok mezeleri seven bir insan olduğum için tüm gece onun yaptıklarından otlandım. 


En sevdiğim tariflerinden olan pırasalı börek malesef eve gelir gelmez bittiği için resmini çekemedim. Eşimle bana özel yapılmış bu güzel kalpli pasta ise çok şık ve lezzetli idi. 


Havuç tarator eşimin en sevdiği mezedir. Dibini sıyırdı :) Azıcık da ben yiyebildim. 


Ve şahane bir lezzet çerkez tavuğu. Bir de süslemiş üzerine gül yapmış. Bayıldım tadına da görüntüsüne de. 

Yemekten sonra çayımıza eşlik eden zencefilli ve portakallı nefis kurabiyeler. Ortadaki bebiş bizim için yeni yıl dileği imiş :) Kalpler de eşimin ve benim kalplerimiz :) İkisini de hain bir balık olarak ben yedim. 


Tembellik ve yorgunluktan kendi yaptığım yemeklerin resmini çekemedim.Seval Ablacığım yaptığın tüm güzellikler ve emeklerin için çok teşekkür ediyorum. Herşey birbirinden güzel ve lezzetli idi. Yeni yılın tüm dostlarıma , aileme ve bana dilediğimiz tüm güzellikleri getirmesi dileği ile...

OKYANUS SAKİNLERİ

  © Blogger template 'Sunshine' by Ourblogtemplates.com | Distributed by Deluxe Templates 2008

Back to TOP