27 Aralık 2010 Pazartesi

KOLİDEN ÇIKANLAR :)

Aslı'nın yolladığı kocaman koli Pazar günü elime geçti. Tıpkı üniversitedeki gibi heyecanlandım. Açınca da mutluluktan uçtum. İnsanın kendisini düşünen sevdiklerinin olması ne güzel. Yolladığı bir dolu lezzetli şeyin arasında en sevdiğim reçel olan kabak reçeli ve humus tozu en hoşuma gidenlerdi.

 
Kabak reçeli Adana ve Antakya'da farklı usülle yapılır. Helvacı Kabağı önce kireçli suda en az 6 saat bekletilir. Sonra şekerli su ve limon ile kaynatılır. Detaylı tarif için Sevgili Çocukla Çocuk'un sitesine bakabilirsiniz. Dışı çıtır çıtır içi yumuşacık çok farklı bir lezzettir. Antakya'da özel dükkanlarda üretilir. Lokantalarda üzerine tahin ve ceviz serpilerek servis edilir. Ölümcül bir lezzettir. İşte sevgili kardeşim ve eşi de benim çok sevdiğimi bildiklerinden koca bir kutu kabak reçeli yollamışlar. Tip 2 diyabet olduğum için azar azar yiyorum. Neyse ki dolapta uzun bir süre saklanabiliyor.  


Bu da benim çok sevdiğim mezelerden humusun tozu. Öyle tek tek nohutlarla falan uğraşmaktansa böylesi daha pratik geliyor bana. Kaynar su, tahin ve limon suyu ekliyorum. 5 dk'da gayet lezzetli humusum hazır. Bu tozu Antakya Uzunçarşı'da ve Antakya marketlerinde bulabilirsiniz.  


17 Aralık 2010 Cuma

MEMLEKETTEN KOLİ GELİYOR...

Üniversitede okurken ilk 3 yıl yurtta kaldım. En büyük eğlencem, sevinç kaynağım Adana'dan gelen kolilerdi. İçerisinden ne çıkacağını bilmediğim, her defasında beni sevince, çoğunda da hasret gözyaşlarına boğan koliler. Neler gelmezdi ki. Canım annemin elinden içli köfteler, sarmalar, dolmalar, köy peyniri, tavuklu pilav, Adana usulü kabak reçeli, meyveler, Adana'da unuttuğum giysiler, kitaplar, babamdan ve annemden simli yeniyıl kartları, kızkardeşim Aslı'dan kendi çizdiği resimlerle süslü uzuuuun uzun mektuplar. O mektupları hala saklıyorum hatıra kutumda. 

Annem düzen konusunda o kadar mükemmeldir ki kolide 1 mm bile boş yer kalmaz, her alanı mutlaka değerlendirirdi. Hatta bir keresinde yurtta çay yapmam için gönderdiği çaydanlığın alt kısmına sokuşturulmuş bir tişört, demliğinin içerisinden de bir Trabzon hurması çıkmıştı da uzun bir süre annemle dalga geçmiştik ailecek :) 


İşte bugün kızkardeşim Aslı bana Antakya'dan bir koli yollayacağını söylediğinde de tıpkı o günlerdeki gibi sevinçle çarptı kalbim. İçerisinden ne çıkar tam olarak bilmiyorum. Koli olayının en güzel yanı da bu bence. Hevesle ve merakla bekliyorum :) Ne dersiniz şekildeki gibi bir şey mi çıkar acaba :)

7 Aralık 2010 Salı

YEPYENİ BİR BLOG - LEZZET YAĞMURU


Bloglar alemine yepyeni bir blog katıldı bugün. Herşey Ereğli'de yaşayan Sevgili Seval Abla'nın bana attığı bir e-maille başladı. Tanıştık, kaynaştık. Sonra onun için bir blog hazırlamaya başladık. Ve buluşmalarımızın meyvesi olan yemek bloğu LEZZET YAĞMURU bugün, hem de Seval Abla'nın doğumgününde yayına başladı. Seval Ablacığıma tekrar  "bloglar alemine hoşgeldin" diyor ve sizi onun sitesindeki muhteşem tariflerini ve güzel sunumlarını izlemeye davet ediyorum. DOĞUMGÜNÜN KUTLU OLSUN SEVAL ABLA... 

6 Aralık 2010 Pazartesi

SORUMUN CEVABI...

Bir önceki postumda sorduğum meyvenin adını iki kişi bildi. Cevabı bilen sevgili İnci ve Duygun'u tebrik ediyorum. Bu arada İnciciğim bloğundaki o çikolatalı görüntüler beni ekrana yapıştırdı haberin olsun. Gelelim cevaba. Meyvenin adı bu bölgede  "kara hurma" olarak geçiyor. Resimdeki büyük hurmaların minyatürü ve salkım salkım olanı. Ben de daha önce görmemiştim. Sağolsun öğrencimin birisi getirince öğrendim ne olduğunu. Miniş miniş çok şirin ve çok lezzetli. Üstelik ağzımı da buruşturmadı diğer hurma gibi.
Antakya ve Adana'nın Karataş ilçelerinde de kum hurması denilen bir cinsi var bu meyvenin. O resimdeki büyük hurmalarla aynı görünüyor ama sertken dilim dilim yiyebiliyorsunuz ve asla ağzınızı buruşturmuyor. Adana ya da Antakya'da pazarlarda sorun mutlaka bulursunuz.  

5 Aralık 2010 Pazar

BİLİN BAKALIM BU NE?

OKYANUS SAKİNLERİ

  © Blogger template 'Sunshine' by Ourblogtemplates.com | Distributed by Deluxe Templates 2008

Back to TOP