Bizim ailenin kameramanı benim. Ne zaman bir olay olsa elimde fotoğraf makinesi milleti çeker dururum. Önceleri herkes bana kızıyor olsa da sonradan çıkan ürünleri görünce :) seslerini çıkarmaz oldular. Bu durumun bir tek negatif yönü var o da benim bütün bu olaylar sırasında resmimin olmaması, ya da çok az olması. Beril' in doğumunda da böyle oldu.
Doğumdan bir gece önce hem annemde hem de kardeşim Berna' da aman Allahım nasıl bir telaş nasıl bir kaygı. Annem kendisini ev işlerine vurdu koca bir tencere yaprak sarması sardı. Berna bebeğin odasının son rötuşlarını yaptı gözleri dola dola. İlker yani müstakbel baba da bizle beraberdi. Ve ben tek tek hepsi ile röportaj yapıp kameraya aldım. Genel olarak herkes bebeğin kime benzeyeceğini nasıl bir bebek olacağını merak ediyordu. Berna kesin çirkin bir kızım olacak diyip durdu :) O gece hiçbirimiz uyuyamadık. Beril de anne karnında debelenmiş durmuş. Zaten çok kilo da almadı Berna. Daracık yerde sıkıştı tabi yeğenim.
Bayrama 2 gün kala 18 Eylül sabah saat 7:00 de hep beraber babaanne Bilge Teyze'yi de alıp hastahane yoluna koyulduk. Arabanın bagajı Berilin doğum şekerleri, odasını süslemek için aldığım malzemeler ve doğum çantası ile tıkabasa doluydu. 1 tepsi de kuru baklava vardı Antep'ten küçük hanımın şerefine getirilen. Hastahaneye yatış işlemleri yapıldı, o sırada biz de odayı süsledik. Vakit yaklaştıkça Berna'nın gözleri dolmaya başladı. anneminki de tabi :) Neyse ki Berna' nın doktoru Gül Hanım gelip hepimize moral verdi. İlker de eli Bernanın karnında moral vermeye devam etti.
Ve yatak ile beraber Berna'yı doğumhaneye götürdüler. Son anda herkesin gözleri nemlendi ama Berna'ya çaktırmadık. İlkeri hijyen felan diyerek doğuma almaktan vazgeçtikleri için çaresiz hep beraber dışarıda bekledik. Derken bir hademenin gelip gözünüz aydın bir kızınız oldu demesi ile annem ve Bilge Teyze gözyaşlarına boğuldu. Saat tam 9.30 da 3550 gram 50 cm olarak dünyaya gözlerini açmış bizim velet. Burcu Başak yükseleni Akrep. Ay burcu da Başak. Detaylı doğum haritası çıkarmadım henüz ama genele bakılırsa iki üniversite bitirecek acaip zeki bir velet gibi görünüyor Berilcik. 
Ve yatak ile beraber Berna'yı doğumhaneye götürdüler. Son anda herkesin gözleri nemlendi ama Berna'ya çaktırmadık. İlkeri hijyen felan diyerek doğuma almaktan vazgeçtikleri için çaresiz hep beraber dışarıda bekledik. Derken bir hademenin gelip gözünüz aydın bir kızınız oldu demesi ile annem ve Bilge Teyze gözyaşlarına boğuldu. Saat tam 9.30 da 3550 gram 50 cm olarak dünyaya gözlerini açmış bizim velet. Burcu Başak yükseleni Akrep. Ay burcu da Başak. Detaylı doğum haritası çıkarmadım henüz ama genele bakılırsa iki üniversite bitirecek acaip zeki bir velet gibi görünüyor Berilcik. 
5 dakika geçmedi Beril'i küvözle beraber çıkardılar ameliyathaneden. Onu ilk gördüğümüzde en çok saçları şaşırttı bizi. Uzun siyah saçlarına bakıp "aaaa kuzuuuuu gibiii" diye bağırdık hep beraber. "Çok güzel yavrum benim", "ne kadar da babasına benziyor" çığlıkları eşliğinde onunla beraber üst kata çıktık.
Hemşireler ilk bakımlarını yaparken biz bebek odasının camına yapışmış çığlıklar atmaya devam ediyorduk. 45 dakika sonra birimizin aklına geldi "ya Berna'ya ne oldu acaba" demek :) sonra Berna'yı da getirdiler. Narkozun etkisi ile yarı baygın "tatlı mı" "güzel mi" diye soruyordu. Sanki çirkin olsa geri verecek hastahaneye :))) "Çoooook güzel bir kızın oldu" dedik ve 5 dakika sonra da hemşireler getirip kuzuyu Berna'nın kucağına verdiler. İnanılmaz duygu dolu bir andı hepimiz için. Doğduğundan beri yalanan Beril hemen memelere yapıştı. 

Sonraki 2 gün hastahanede Berna'nın biraz daha iyileşmesini bekleyerek geçti. Ve bayram sabahı bayram şekeri yeğenimi de alarak evine getirdik. Annesinin yatağına babaannesinin hediye ettiği pikeleri sermiştik zaten. Kırmızı kurdelasını takıp onu oraya yatırdık. Beril' i de hemen yanındaki park yatağa. Oturma odasında da bir sepeti var gündüzleri onda yatıyor.
Annemin dediğine göre usluluğu benim bebekliğime çekmiş. Uyuyor, emiyor, gözlerini koca koca açıp etrafa bakıyor merakla, sonra tekrar emiyor, hiç ağlamıyor. Geceleri uyanıp da anne babasını uykusuz bırakmıyor. sürekli kendisi ile konuşulsun istiyor biz konuşurken o da ağzını çok komik bir şekilde oooooooo yapıyor. :)
Anne karnındaki gibi çok hareketli, eller kollar hiç durmuyor. Gerinip duruyor. Bebek jimnastiği yapmaya bayılıyor. Heryeri, özellikle de gıdısının altı misler gibi kokuyor. İşte Beril Bebeğin doğum hikayesi böyle. Dilerim Rabbim bu güzel duyguyu ben de dahil isteyen herkese tattırır.
Anne karnındaki gibi çok hareketli, eller kollar hiç durmuyor. Gerinip duruyor. Bebek jimnastiği yapmaya bayılıyor. Heryeri, özellikle de gıdısının altı misler gibi kokuyor. İşte Beril Bebeğin doğum hikayesi böyle. Dilerim Rabbim bu güzel duyguyu ben de dahil isteyen herkese tattırır.
Doğum kutlaması için ziyerete gelen herkese kaynar yapıp ikram ettik. Adana'da adettir kaynar yapmak... Hem anne sütünü arttırır hem de çok lezzetli bir içecektir. Ayrıca giderken de doğum şekerlerinden verdik hatıra olarak. Sizler de almaz mısınız teyzeleri ? :)



Sevgili dostlar tüm güzel dilekleriniz ve cevaplayamadığım tüm yorumlarınız için teşekkür ederim.Hem özledim hem de özlettim farkındayım. I-Phone ile Bloga yazı yazamadığım için Adana'da yazı ekleyemedim. Ereğli'ye de dün geldim ama blogspotta bir sorun var sanırım yazdığım yazılar da silindi.Resimleri şimdilik ekliyorum yazısı akşama eklenecek...



