30 Ağustos 2009 Pazar

GÜNÜN NEŞESİ-LOITUMA-LEVAN POLKKA

Ally Mc Beal dizisinde bir psikolog Ally'den üzüntülü, sıkıntılı durumlarda dinleyip kendini motive etmek için hayatına bir fon şarkısı seçmesini istemişti. Bir süredir cep telefonu müziği olarak kullandığım bu şarkı da benim hayatımın fon müziklerinden biri. Neşeli olduğum anlarda bu çalıyor arka planda :)
video
Fince olan şarkının sözleri tekerleme gibi. Buradan şarkının farklı versiyonlarını indirebilirsiniz. Özellikle cep telefonunuzda gelen arama tonu olarak kullanmanızı öneririm. Bu sayede haftalardır telefonumu zıplayıp atlayarak ve gülümseyerek açıyorum.

ZAFER BAYRAMIMIZ KUTLU OLSUN


29 Ağustos 2009 Cumartesi

EV BULDUK...

Sonunda lojman toplantı sonuçları belli oldu. Onca puana rağmen istediğimiz gibi bir daire alamayacağımızı öğrenince tipik balık burcu olan benim moralim hemen dibe vurdu. Sanki Ereğli' de başka ev yok. Neyse ki yanımda süper bir moral kaynağım vardı. :)

Ve bugün Allah yardım etti ve 2 gün önce arkadaşlarımızın ev tuttuğu siteden, bir ev de biz bulduk. Evin resimlerini daha sonra paylaşacağım. Şimdi taşınma ve yerleşme işlerini 15 gün içerisinde halledip 18 Eylül' de kızkardeşimin doğumuna yetişmek durumundayım.
Burayı ve bu manzarayı çok özleyeceğim. Hayatımızdaki bir sürü belirsizliğe rağmen burada çok keyifli anlar geçirdim. Neyse ki istediğim zaman buraya gelip bu güzelim denize karşı dizüstü bilgisayarımla çalışabilirim. Kimbilir belki geçen günkü gibi yolunu şaşırmış bir kaç yunus balığı daha görürüm. :)

27 Ağustos 2009 Perşembe

ANNEMDEN EKŞİLİ KABAK YEMEĞİ

Bildiğiniz gibi bu yıl Ramazan Ayını orduevinde lojmana taşınmayı bekleyerek geçiriyoruz.Bu yüzden sahurda sandviç, iftarda ızgara türü yemekler yiyoruz. Kendim yemek yapamadığımdan ben de sizlerin pişirdiğiniz yemeklere bakıp bakıp imreniyorum. :) Muhtemelen bu Ramazanda kilo alacağız ikimiz de. Ramazan sonrası yine sıkı bir diyet ve yürüyüş bekliyor bizi.
Adana' da diyet yaparken tatsız tuzsuz yemekler yiyeceğimizi düşünmüştüm ama yanılmışım. Kabağı hiç sevmeyen ben resimdeki yemekten 2 tabak yedim. Hem hafif, hem muhteşem lezzetli, hem de vitaminli.
Tarifi annemden aldığım kadarı ile şöyle:

Malzemeler:
  • 2 adet soğan (küp küp doğranmış)
  • 1 çorba kaşığı biber salçası
  • 2 adet domates (küp doğranmış)
  • 1 kg kabak (kazınıp yarım halka şeklinde doğranmış)
  • 1 su bardağı yeşil mercimek (yıkanıp haşlanmış)
  • 1 su bardağı nohut (haşlanmış)
  • Yarım limonun suyu
  • 2 su bardağı sıcak su
  • 2-3 diş sarmısak
  • Sıvı yağ
  • Kuru nane
  • Karabiber
  • Tuz
Yapılışı:
Soğanları ve sarmısağı yağda pembeleştirin.

Salçayı ilave edip biraz karıştırın.

Kabak, nohut ve yeşil mercimeği, domatesleri, 2 bardak suyu, tuzu ve karabiberini ekleyin.

Pişmesine yakın limon suyu ve kuru naneyi karıştırıp bu sosu yemeğe ilave edin.

5 dk bekletip ocaktan alın.


Yanında yoğurt ile harika bir öğün oluyor. Özellikle diyet yapanlara ve benim gibi kabak sevmeyenlere kesinlikle öneririm.

21 Ağustos 2009 Cuma

MİM...EN SEVDİKLERİM...

Sevgili İçimdeki Yolculuk arkadaşım beni mimlemiş. Kendisine teşekkür ediyor ve geç de olsa cevaplarımı yazıyorum :)

En sevdiğim film:
Yüzüklerin Efendisi Üçlemesi, Son Samuray, Azınlık Raporu, Erin Brokowich, Mel Gibson'un tüm filmleri, Romantik Komediler, Selvi Boylum Al Yazmalım...

En sevdiğim yönetmen:
Peter Jackson


En sevdiğim kitap:
Aşk, Olasılıksız, Empati, Melekler ve Şeytanlar, İhanet Noktası, Kızıl Nehirler, Sınırlar, İtalyanca Aşk Başkadır, Yalnız Kadınlar Sokağı, Simyacı, Şeytan ve Genç Kadın, 11 dakika, Siyah Kan, Şeytan Yemini, Mesnevi... Daha çok var ama üşeniyorum :)
En sevdiğim yazar:
Adam Fawer, Maeve Binchy, Amin Maalouf, Paulo Coelho, Grange...


En sevdiğim ressam:
Gustav Klimpt... The Kiss...
En sevdiğim fotoğraf sanatçısı:
Bu konuda yorum yapamayacağım. Fotoğraf genelde bir sanat olarak adlandırılmıyor ülkemizde malesef.
En sevdiğiniz fotoğraf:
Babamla dansederken çekilmiş çocukluk resmim

Ben de bu yazıyı okuyup cevaplamak isteyen herkesi mimliyorum...

20 Ağustos 2009 Perşembe

HERKESE HAYIRLI RAMAZANLAR


Bu yıl Ramazan ayını misafirhanede lojmana yerleşmeyi bekleyerek geçirecek olsak da,

Her yıl yaptığımız Ramazan Hazırlığı'nın yerini sabırlı bir bekleyiş alsa da,

Keybedilen yakınlarımız yüzünden eski Ramazanların tadını bulamasak da,

Ailelerimizden tüm sevdiklerimizden uzakta bir başımıza olsak da;


Yine de bu ayı hakkı ile geçirmek için elimizden gelen her şeyi yapacağız.


Sizlere de tüm sevdiklerinizle tadı damağınızda kalacak bir Ramazan Ayı diliyorum. Rabbim oruçlarımızı ve dualarımızı kabul eylesin...

18 Ağustos 2009 Salı

YAZ BİTMEDEN DONDURMALI PROFİTEROL

Yıllar önce mavi yolculuk sırasında teknemiz Fethiye'ye uğramış ve kaptanla miçolar temizlik yapacakları için yolcuları resmen kışkışlamıştı. Öğle saatlerinde "Akşama kadar gemiye gelmeyin diyip" bizi 40 derece sıcağın göbeğine bıraktılar. Kızkardeşimle sahilde kafamızdan aşağıya hortumla soğuk su tuttuk. Giysilerimizle beraber sırılsıklam olduk abartmıyorum 1 saat sonra komple kupkuruyduk.

Fethiye de çok büyük bir yer değil dolaşıyoruz dolaşıyoruz sıcaktan delirmek üzereyiz. Birden Mado'yu gördük. Çölde vaha görmüş gibi sevindik. Oleyyy klimalı bir yer diyerek kendimizi Mado'ya attık. 5 saat kaldığımız Mado'da ben şekildeki muhteşem lezzetten tam 4 porsiyon yedim :)))) Şimdi kendime yuhh desem de o gün bizi ancak bu serinletti. Profiterol bildiğimiz gibi hazırlanmış yalnız içerisine krema yerine dondurma dolduruyorlar. Üzerine de eritilmiş sıcak çikolata döküyorlar.

Geçen gün yine kızkardeşimle Mersin Forum' a gittiğimizde hadi dedim nostalji yapalım. İşte bu resim de o günün hatırası.

Mado dondurmalı profiterolü sadece yazın sunuyor. Yaz bitmeden denemenizi öneririm.

12 Ağustos 2009 Çarşamba

SON DURUM


Canlar sonunda 40 günlük tatilimi bitirdim ve önce İstanbul'a bugün de Ereğli' ye geldik. Evimiz hazır olana kadar İstanbul' a gidiş geliş yapacağız bir süre. Ayrıca güzel haber artık uzaktan çalışabileceğim home office bir işim var :) Yani tüm gün internette olacağım. :) Bunun en güzel yanı ise uzun zamandır ihmal ettiğim bloglarınızı okumak için bol bol zamanım olacak.


Şu an bu yazıyı denize sadece 10 mt uzaktaki yatağımda kucağımda laptopumla yazıyorum. Sonunda her gün deniz kokusu alacağım bir yerde olduğum için içim içime sığmıyor. Yarın ilçe keşif turuna çıkacağım. Yeni yazılarda buluşmak üzere. Sevgiler...
Not: Resimler netten alıntıdır.

OKYANUS SAKİNLERİ

  © Blogger template 'Sunshine' by Ourblogtemplates.com | Distributed by Deluxe Templates 2008

Back to TOP