29 Temmuz 2009 Çarşamba

YAZLIK SAÇ MODELİM

Yaklaşık 1 aydır Adanada'yım. Üniversiteden bu yana memleketimde ilk kez böylesi uzun kalıyorum burada ve deyim yerinde ise sıcaktan kavruluyoruz. Bir yandan da minik yeşil sivrisinekler yüzünden her yerimiz delik deşik. Belediye başkanımız sağolsun bu sineklerin ilk nesil atalarından bu yana burada belediye başkanı, ama sanırım 15 yıl sivrisinek sorununa çözüm bulmak için çooook kısa bir süre!!! Aynı adam 15 yılda Türkiye' nin ve dünyanın en garip havadan giden metrosunu bile bitiremedi, sinekler içi daha çoook bekleriz.

Sıcaklarla mücadele ederken evlere kapanıp kalıyoruz. Korkunç bir nem var havada. Gece bile nem oranı %90 düşünün artık. Arkadaşlarla buluşmak için fön çektireyim dedim kuaförden çıkana kadar bozuldu nemden. Ben de liseden bu yana yapmadığım bir şey yaptım. Gidip saçlarımı ördürdüm :) Bir kaç gündür bu şekilde geziyorum ve oh be dünya varmış. Rahatsız etmiyor, ensemi yakmıyor gözümün önüne gelmiyor. En az 10 yaş genç gösteriyor :) Üstelik 3 gün olmasına rağmen bozulmadı da. Bundan sonra bu sıcaklar geçene kadar yeni modelim budur. Saçları uzun olan herkese öneririm.

23 Temmuz 2009 Perşembe

ANNEMDEN YAPRAK SARMASI VE DOLMA

Evlilik yıldönümümüz ile ilgili güzel dilekleriniz için hepinize teşekkürler. Ne güzel burada her şeyi paylaşmak. Ne güzel bloglar aleminde dostların varlığını bilmek... Yorumlarınıza internet olmadığı için nadiren cevap yazabiliyorum onun için buradan teşekkür etmek istedim herkese.
Bizim evde zeytinyağlı sarma-dolma denildi mi bol acılı, nar ekşili bir lezzet gelir aklıma. Ben İstanbul usulü kuş üzümlü çam fıstıklı hafif tatlı yaprak dolmasnı da severim, ama annemin sardıkları bir başka olur. Hem incecik kalem gibi hem de inanılmaz lezzetli.
Dolmayı ise uzun Kemer patlıcanından değil minik Adana patlıcanından yaparız. Oyulan içi de lezzetli olduğundan biz küçükken kapışırdık. Kardeşimle yine aynı ritüeli tekrarladık. Ama sanmayın ki resimdeki sarma ve dolmalar bize nasip oldu. Annem seyirden gelen eşime ikram etti bu güzel mamaları biz de azıcık tadına bakabildik. Ne yapalım Adana'da damatlar kıymetli oluyor. :)

14 Temmuz 2009 Salı

BUGÜN 2. EVLİLİK YILDÖNÜMÜMÜZ

Zaman ne de çabuk geçivermiş. Canım kocamla hayatımızın en mutlu kararını imzalayalı tam 2 yıl olmuş bugün... Aşağıdaki de nikah davetiyemize eşimin yazdığı şiir.


Denizci eşleri bilir, böyle özel günlerde, bir de hastalık zamanlarında nedense hep görev ya da nöbet çıkar. Bu yıl da canım kocamla evlilik yıldönümümüzü sesini bile duyamadan birbirimizden uzakta geçiriyoruz. Ama olsun, biz nasıl olsa kavuşuruz bir gün,  hep söylediğimiz gibi: VATAN SANA CANIMIZ FEDA...


Canım kocam, tek kanatlı meleğim, uzakta da olsan hep yüreğimdESİN. Beraber çıktığımız bu yolda daha nice mutlu adımlar atmak dileği ile... SENİ SEVİYORUM...

13 Temmuz 2009 Pazartesi

MEYVE SALATASI

Çocukluk arkadaşımız Yetke bizi misafirliğe çağırınca annemle ben dersi kıran haylazlar gibi sevindik :) Çünkü Yetke Kilislidir ve hem yemek yemeyi, hem de yapmayı çok sever. Nihayet diyetten kaytarmak için bir sebep çıktı diye sevinirken planlarmız suya düştü. Bizim hain gestapo Aslı önceden Yetke'yi arayıp da menüyü kısıtlayınca birer minik dilim diyet tiramisu ve diyet börekle yetinmek zorunda kaldık. İkisinin de resmini çekemedim o kadar küçüklerdi düşünün yani.
Akşam yemeği yerine bunlarla idare edeceğiz diye üzülürken bu meyve salatası yüzümüzü güldürdü. Koca bir kase doğranmış meyve, yanında kakao ve az pudra şekeri karıştırılmış yoğurt ve üzerine de az pudra şekeri ile bu bizim tatlımız yerine geçti. Hem gözünüzü hem midenizi doyuracak bu salatayı ve şekerli yoğurdu şiddetle öneririm.

Bu arada kilo vermeye devam 1 kilo daha gitmiş :) Söylensek de, takılsak da Aslıyı taktir ediyoruz. Bizi kimse bu hale getiremezdi çünkü. Korkudan mutfağa gidemiyoruz o haldeyiz :)

9 Temmuz 2009 Perşembe

BİZ, DİYET, TOPKEK,LİMONATA,BALKON KEYFİ...

Hala Adana'dayım ve internete evimizin alt katındaki internet cafeden giriyorum. Ne yapayım bloglarınızda kalıyor aklım. Ne yazdılar ne pişirdiler sürekli okumak istiyorum. Bağımlı olmuşum da haberim yokmuş. :)
Eşimin gemisi Mersin' e gelince o da katılıyor aramıza ve sürekli içgüveysi olup annemin yanına yerleşme hayalleri kuruyor :) Tabi kurar çünkü evde kızkardeşim Aslı' nın (biz ona annemle Gestapo şefi diyoruz) önderliğinde yapılan diyet bir tek eşim için geçerli değil. O sabah öğlen akşam ne zaman isterse Adana kebapları lüpletiyor, yetmiyor gemiye giderken bile 2 porsiyon dürüm alıp gidiyor. Biz ise Aslı'nın tabağımıza koyduğu yarım porsiyoncuk diyet yemekle idare ediyoruz. Sonra da Hayalpark denen parkta tempolu yürüyüş. Rüyamda bile marul yediğimi görüyorum düşünün artık. Annem sonumuzun Kuşhan kliniğinde ölen kız gibi olmasından korkuyor ama yine de Aslı'nın sözünden dışarı çıkamıyoruz.
Şaka bir yana her ne kadar Aslı'ya takılsak da ona çok teşekkür etmem lazım çünkü 1 haftada tam 3 kilo verdirdi bana. Ve dün bizim kendimizi şımartma günümüzde de birer topkek, birer minik yağsız börek ve benim yaptığım ev yapımı limonata ile kendimizi ödüllendirdik.
Annemin evinin benim oturma odamdan büyük bir balkonu var. Adana'da sıcak havadan dolayı yazın genelde balkonda yatıldığından balkonlar böyle kocaman olur. İşte biz de dün bu güzel balkonda serin esen rüzgara karşı çok sevdiğimiz aile dostlarımız Sebahat Teyze ve Nilgün Abla ile keyifli bir sohbet eşliğinde yedik hazırladıklarımızı. Muffin tarifine buradan ulaşabilirsiniz. Börekler ise sigara böreğinin fırında pişirilmiş hali...

Limonata için ise 2 kilo limonu parçalayıp şekerle ovdum. Bir kaç saat sonra da süzüp buzlu su ekledim.Hazır satılanların hepsinden daha lezzetli oldu. Bir dahakine nane ve zencefil de eklemeyi düşünüyorum.
Bloglarınıza elimden geldiğince uğrayıp yorumlarınızı cevaplıyorum. Yine de ihmal ettiklerim varsa beni affedin lütfen. Sevgiyle kalın...

1 Temmuz 2009 Çarşamba

MEMLEKET KOKUSU

Son zamanlarda sürekli bizden haberler veriyor durumdayım. Ama şu yol yorgunluğunu bir atayım yine önerilerime devam edeceğim. Bu yazıyı da memleketim Adana'nın sıcağında yazıyorum. Yoğun stresli iş yaşamına ara verdiğim ve eşim de İstanbul dışında seyirde olduğu için bu boş zamanı ailemle birlikte kendi topraklarımda geçirmek istedim. I-Phone'umun elverdiği ölçüde sitelerinizi ziyaret edip yorumlar bırakmaya çalışacağım. Ev ahalisi diyette olduğundan sanırım bu kez yemekle ilgili bir yer öneremeyeceğim ama belki bir iki kaçamak yapabilirim ;)
Sevgiyle Kalın...

OKYANUS SAKİNLERİ

  © Blogger template 'Sunshine' by Ourblogtemplates.com | Distributed by Deluxe Templates 2008

Back to TOP