29 Mayıs 2009 Cuma

BERCESTE - 2

Berceste kahvaltı resimlerine kaldığım yerden devam ediyorum. İtiraf ediyorum resimdeki benim ilk tabağım. sonrasında birkaç tabak daha aldım :) Ne yapalım insanın böyle bir manzara karşısında karnı doysa da gözü doymuyor . Peynir çeşitlerinin hemen hepsinden denedim ama en çok abaza peynirini ve örgü peyniri beğendim. Biraz da sağlıklı beslenmek adına sağdaki kuruyemiş ve meyve tabağını, bu kadar sağlıklı beslenmek yeter diyerek de :) soldaki zeytinyağlı ve kızartma tabağını hazırladım. Diğerlerinin tabaklarından da otlandım ama oburcuk dememeniz için resimlerini eklemiyorum. :) Ayşecim diyetisyen olduğu halde sağolsun tıkınmamıza hiiiç sesini çıkarmadı hatta bizi bal ve kaymak yemeye ve köy sütü içmeye teşvik etti.
Kahvaltımızın sonunda aşkım kahve falıma baktı. Yüzündeki ifadeden anlayacağınız üzere bu işi çoook ciddiye aldı :) Fena da değildi hani... Sonuç: 3 vakte kadar bana bir yol görünüyormuş :)


İşte ağa yakalanmış Huysuzbalık yani ben :) Kahvaltıdan sonra Berceste'nin arka tarafındaki güzelim bahçede hamak ve salıncak sefası yaptık. İtiraf ediyorum o kadar yedikten sonra arabaya yürüyecek halimiz kalmamıştı. Biraz burada dinlendik...
Yıllar olmuş salıncağa binmeyeli. Çocuklar gibi sallandık durduk. Salıncakların kahvaltı yapılan terasın hemen yanında olması çocuklu aileler için de oldukça iyi.

Not: Bugünlerdeki yoğunluğumdan yorumlarınıza henüz cevap yazamadım ama hepsini keyifle okudum. En kısa zamanda cevap da yazacağım. Berceste resimlerinin son partisi yarın...

25 Mayıs 2009 Pazartesi

BERCESTE VE AÇIKBÜFE KAHVALTI - 1

İstanbul-Ankara yolu üzerinde Bolu-Kaynaşlı çıkışından çıkarak ulaşabileceğiniz harika bir mekan burası. Sapanca'da da bir şubeleri var. Berceste, çiçekbahçesi demek. Mekan özellikle açık büfe kahvaltısı ile ünlü. İşte biz de arkadaşım Ayşelerle beraber bu güzelim yere kahvaltıya gittik. Açık büfe menüsünde o kadar çok çeşit var ki hepsinden yemeye kalksanız tıkanır kalırsınız. Gerçi biz de masadan kalkamayacak hale geldik yemekten sonra ama olsun. O güzelim lezzetlere değerdi. Bir de masalara bakan garsonlar o kadar naziklerdi ki, inanamadım. Sıcak süt istedik getirdiler. "Patates kızartması yok mu?" dedik bize özel yapıldı. Kızarmış ekmeklerimiz ve çaylarımız gecikmeksizin masamıza servis yapıldı. Kahve istedik "Nasıl olsun?" denildi. Annemden sonra beni sabah kahvaltısında en çok şımartan yer olarak Berceste tarihe geçti. :) Berceste'de açıkbüfe kahvaltı 15 TL. Sözü fazla uzatmadan sizi resimlerle başbaşa bırakıyorum.


22 Mayıs 2009 Cuma

KISA BİR ARA


Çok sevdiğim arkadaşım Ayşe bizi Bolu'ya davet ediyordu ne zamandır. Son zamanlarda yaşadığımız stresi de göz önüne alarak bu haftasonunun uygun olduğuna karar verdik.

Aklımda dağ çilekleri, reçeller, çeşit çeşit kahvaltılıklar, Cafer Usta' nın yerinde mangal keyfi var ama arkadaşım Ayşe'nin diyetisyen olması bu planlarıma sekte vurur mu bilmiyorum :)


Gezimizin ayrıntıları ve fotoğraflarla birlikte Pazartesi günü görüşmek dileği ile.
Sevgiler...
HUYSUZBALIK
Not: Resimler bu adresten alıntıdır.

19 Mayıs 2009 Salı

ANTHEMİS GÜZELLİK SALONU

Günlük hayatın karmaşasından, koşturmacasından ve sorunlarından biraz da olsa uzaklaşmak, kafamı dinlemek istediğimde; kendimi, cildimi ve vücudumu şımartmak istediğimde gittiğim tek yer burası. Özellikle cilt bakımı o kadar dinlendirici ve güzel ki sonrasında saatlerce sırıtık bir suratla geziyorum. Salonun sahibi Ebru Hanım'ın ellerinin verdiği enerji ve kullandığı doğal içerikli kremlerden olsa gerek, cilt bakımının etkisi bir sonraki aya kadar devam ediyor.

Salonun girişinde karşınıza ilk çıkan varakla yapılmış bu güzel görüntü oluyor.


Güzellik salonu turuncu-beyaz renklerle dekore edilmiş. Bu da ortama ayrı bir sevimlilik ve sıcaklık katıyor. Müşteri bekleme bölümünde de kelebek şeklinde bir başka varak çalışması yer alıyor.

İşte 2 yıl önce kıllarımdan 5 seansta kurtulmamı sağlayan muhteşem alet. Ellipse SPT. Tam iki yıldır bu konuda çok çok rahatım. Bu cihazdan bir çok salonda olmasına rağmen tedavi sonuçları uygulama yapan kişiye göre fazlası ile değişken. Anthemis' te uygulamayı hep aynı kişi yaptığı için sonucundan emin oluyorsunuz. Şu sıralar devam eden kampanyada tam vücut bitene kadar 1500 TL. Bir kere ödeme yapıyor sonrasında 6 haftada bir seanslara geliyorsunuz.
İşte huzur bulduğum koltuk. Klasik müzik, kuş sesleri ve mis kokulu aromatik mumlar eşliğinde yapılan cilt bakımı yaklaşık iki saat sürüyor. Bu sırada konuşmak yasak. Ebru Hanım müşterilerin genelde cilt bakımı sırasında uyuduklarını söylüyor :) Seans sonrasında rahatlatıcı bitki çayı ikram ediliyor.


Güzellik salonunun web sitesine buradan ulaşabilirsiniz. Yukarıda krokisini eklediğim salonun iletişim bilgileri ise aşağıda.
Adres: Nuhkuyusu Caddesi Pazarbaşı Mah. Karamanoğlu Sok. Yeşilköşe Apt. No:86/A Üsküdar İSTANBUL
Tel: 0 216 553 92 03-04

16 Mayıs 2009 Cumartesi

WATSONS SEYAHAT SETİM VE YENİ KREMLERİM

Eskiden kuru cildim için Vichy Aqualia Thermal Rich kullanıyordum. Kremin kalitesinden de oldukça memnundum ama bir süre sonra artan fiyatlar beni zorlamaya başladı. Ben de güzellik sektörünün içinde olunca biraz araştırma yaptım ve kabin boy ürünler kullanmaya başladım.

Sürekli gittiğim güzellik merkezinden kabin boyu nemlendirici ve göz çevresi jeli aldım. Nemlendiricim RosaGraf marka ve 250 ml si 90 TL civarında. Göz çevresi için aldığım ürün ise piyasanın en iyi ürünlerinden Rejuvi'ye ait. Rejuvi yıllardır müşterim olan tüm güzellik merkezlerinde gördüğüm eczanelerde bulamayacağınız yüzde yüz doğal bir ürün ve çok kaliteli. 250 ml si 180 TL ye geldi ama o kadar az kullanıyorum ki sanırım bana 3 yıl yeter. Her ikisinden de son derece memnunum.

Merkezdeki estetisyenler aldıklarımı daha küçük kutulara koyarak geri kalanını kapalı bir yerde muhafaza etmemi ve asla elimle temas ettirmememi söylediler. Ürünler elle temas edince bozulabiliyormuş.

O yüzden Watsons alışverişimde bu seyahat setini görünce hemen aldım. İçinde 1 adet pompalı losyon kabı (ben şampuanımı koydum), 1 adet normal losyon kabı (saç kremimi koydum) ve 2 adet minik kapaklı kap (göz kremi ve nemlendiricim için), 1 adet plastik spatula (kremleri el sürmeden kutulara koymak için) , bir de ne olduğunu anlayamadığım damlalığa benzer bi alet var. Tamamı 6,5 TL.

Uçaklarda artık sıvılarda 50 ml sınırlaması olduğu için seyahatlerinizde çantanızda taşıyabileceğiniz bu seti kesinlikle öneririm. Watsons'da farklı renklerde setler de bulabilirsiniz.

14 Mayıs 2009 Perşembe

ANTAKYA BALLIÖZ PİKNİK ALANI

Bir önceki yazımdaki kısırı işte bu güzelim piknik mekanında afiyetle yedik. Bir taraftan derenin, bir taraftan kuşların sesi eşliğinde sohbet muhabbet çok güzel bir gün geçirdik.
Ballıöz köyü Hatay'a çok yakın. Yeni yapılan Toki konutlarının ilerisinde. Yolları çok güzel olmasa da o derme çatma yolun sonunda böylesi bir güzeliğe kavuşmak için değer. Ballıözdeki piknik mekanlarında ister masa kiralayıp kendi yiyeceklerinizi götürüyorsunuz, isterseniz de masa ücreti ödemeden mangal yaptırabiliyorsunuz.
Dönerken Antakya' nın uzaktan resmini çektim. Büyüleyici bir şehir.

12 Mayıs 2009 Salı

YEDİĞİM EN LEZZETLİ KISIR

Kızkardeşimin eşi Gökhan Antakya'lı. Bir kaç hafta önceki Antakya gezim sırasında bize genel istek üzerine bir kısır yaptı. Abartmıyorum, hayatımda bundan daha lezzetli bir kısır yemedim. Ben de fırsat bu fırsat kısırın tüm yapım aşamalarını tek tek resimledim. Resimlemişken bloğuma da ekleyeyim dedim. Nolur n'olmaz ilerde lazım olur değil mi :) Kısırın resimlerinden sonra onu nerede gidip yediğimizi de başka bir yazımda anlatacağım.
Ölçüleri yazmıyorum. Herkes kendine göre ayarlayabilir. Önce bulgur azar azar sıcak su ilavesi ile ıslatılır. Hafifçe karıştırılarak biraz bekletilir.
1 adet domates ve bir kaşık biber salçası rendelenerek bulgura ilave edilir. Tuz ve kırmızıbiber de eklenerek yoğurmaya devam edilir. Bu arada yeşil soğan, taze nane ve maydanoz doğranıp kısıra karıştırılır.
En son zeytinyağ ve nar ekşisi de dökülüp karıştırılan kısır yemeye hazır hale getirilir. Bu arada hem nar ekşisi hem de zeytinyağ Gökhanlar'ın kendi köylerinde üretiliyor. Katkısız, temiz ve doğal olduğundan ben de her sene bir kaç kilo ısmarlıyorum.
Veeee muhteşem lezzet karşınızda. Sonra kısır kapalı bir kaba konulur, bolca marul yıkanır ve pikniğe gidilir. Piknik mekanı bir sonraki yazımda.

10 Mayıs 2009 Pazar

ANNELER GÜNÜNÜZ KUTLU OLSUN

Balık burcu olmasına rağmen tamamen zıt karakterde olduğum, ama yaşım ilerledikçe gitgide kendisine benzediğim annem, arkadaşım, dostum... Gerçi hala çamaşırlarla mandalları aynı renk yapma takıntılarım yok ama olsun armut dibine düşer ve ben de annemin en büyük armutuyum. 34 yaşında olmama rağmen beni kucağına alıp mıncık mıncık sevmesi ise bana kendimi en mutlu hissettiren şeylerden biri. :)

Annemin ve tüm annelerin, anne adaylarının, ve benim gibi bir gün anne olmak isteyen herkesin anneler günü kutlu olsun.

7 Mayıs 2009 Perşembe

OLAY-KÖPÜREN MAKYAJ TEMİZLEME MENDİLİ

Bu ürünü ilk kez sevgili Lacheen'in bloğunda gördüm. Lacheen ürünü o kadar güzel anlatmış ki ta o zamandan almaya karar vermiştim. Sonra Watsons alışverişi sırasında Olay Satış Temsilcisi'nin önerisi ile denemek için bir paket aldım. Ürünün iki versiyonu var. Ben kuru ciltler için olanını aldım. Eve gelir gelmez de denedim. Zaten eve poşetle girdiğim zaman poşetin içinde ne varsa ilk 5 dakikada mutlaka denenir, sonra sırıtık bir suratla evin içinde dolaşılıp durulur. :)

Mendil normalde bu şekilde kuru bir mendil. Hafif ıslattığınızda köpürmeye başlıyor. Bununla yüzünüzü köpürte köpürte iyice temizliyorsunuz. Mendilin bir tarafı hafif kabartmalı. O tarafı cildinizi temizlerken aynı zamanda peeling de yapıyor. Sonra mendili tekrar yıkayıp yüzünüzdeki köpüğü siliyorsunuz. Bu da tonik yerine geçiyor.
O gün ağır bir makyaj yapmış olmama rağmen yüzümü gayet güzel temizledi ve sonrasında bir de nemlendiricimi de sürünce cildim bebekler gibi oldu... Kesinlikle öneririm.

4 Mayıs 2009 Pazartesi

ANTAKYA UZUNÇARŞI MANZARALARI

Antakya Uzunçarşı' dan resimlere devam. Ben bu şehri yılda en az iki kere görmesem aklım kalıyor...

Fırından yeni çıkmış sıcacık acılı ekmekler. Çayla nefis oluyor.


Çöven otundan yapılan köpük helva. Kerebiç tatlısı buna batırılarak yeniyor. Bakınız eski yazım.
Erik satıcısının yöresel dille yazdığı, beni gülümseten slogan :)

Ve muhteşem erik, çağla ve çilekler. Herbirinden birer kilo aldım. Hem de kilosu sadece 2 TL' ye.
Ailecek baharatlarımızı aldığımız çarşının kapalı kaplarda baharat satan tek dükkanı :) Bir çok dükkanda malesef hijyene çok dikkat edilmiyor ...

3 Mayıs 2009 Pazar

KABAK REÇELİ

Çocukluğumun en güzel anılarından birisi de annemin lojmanın bahçesinde kocaman kazanda kabak reçeli yapmasını izlemek ve yeni pişen reçeli sıcak sıcak yemeye çalışmaktı. Hatta o reçeli yapmaya çalışırken rahmetli babam helvacı kabağı yerine kendi ayağını doğramış hastanelik olmuştu. Bir keresinde çok ateşlenmiş, doktora giderken "kabak reçeli" diye sayıkladığım için gözümü açtığımda annemi bana kabak reçeli yemeye zorlarken bulmuştum :)

İşte bunca anıdan sonra iki hafta önceki Antakya ziyaretimde Uzunçarşı'da bu manzara ile karşılaşınca neden eski bir dostu görmüş gibi sevindiğimi tahmin edersiniz. Hemen alıp çarşıyı gezerken dışı kıtır içi yumuşak bu lezzetin keyfini çıkardım. O kadar lezzetli idi ki sonradan kilolarca almadığıma üzüldüm. Kireç ile yapılan kabak reçeli tarifine buradan ulaşabilirsiniz. Reçeli tahin sosu ile yemenizi öneririm. Çok daha güzel oluyor.

OKYANUS SAKİNLERİ

  © Blogger template 'Sunshine' by Ourblogtemplates.com | Distributed by Deluxe Templates 2008

Back to TOP