30 Aralık 2008 Salı

YENİ YILINIZ KUTLU OLSUN...


Dünyadaki tüm karmaşaya tüm acılara ve savaşlara rağmen, zaman bizleri beklemeden geçip gidiyor. Yaşadığımız ve yaşayacağımız tüm zamanları sevgi ile, keyifle ve tadını çıkararak yaşamamızı diliyorum.


2009 yılında başarmak istediklerim, olmak istediklerim, yapmak istediklerimin koca bir listesi var aklımda. En çok istediğimi gerçekleştiğinde açıklayacağım. Sevdikleriniz , aileniz ile birlikte sağlık mutluluk ve başarı dolu bir yıl olsun.

26 Aralık 2008 Cuma

HURMALI MAMUL VE KEREBİÇ KALIPLARIM

Son Adana ziyaretimde kardeşim ve eşlerimizle beraber Mersin Forum'a alışverişe gittik. Her ne kadar eşlerimize her mağazadaki her ürünü mıncıklamak :) mantıksız gelse de biz iki kızkardeş çok eğlendik. Zaten alışveriş merkezleri üzerine bir yarışma olsa kesin birinci olurum. :) Ya da master yapsam bu konuda okulu birincilikle bitiririm. Rekorum 2 günde 4 AVM.

Dönüşte çok sevdiğim kerebiççi Oğuz'un kerebiçlerinden ve geçen sefer tadımlık aldığım hurmalı mamullerden aldık. Mamul hurmalı kurabiyelerin Arapçadaki adı. Bu kurabiyeler müthiş lezzetli ve içerisindeki hurma nedeni ile de çok kalorili. Ama o tada değer doğrusu.


Daha önce de sevgili Hatice Portakalağacında yayınlamıştı tarifini. Tarife buradan ulaşabilirsiniz. Kerebiççi Oğuz ile ilgili yazıma buradan ulaşabilirsiniz. Mersin'den kargo ile Türkiyenin her yerine kerebiç ya da mamul gönderebiliyorlar.


Bu kurabiyelere Antakya yöresinde Kömbe deniyor. Bayramlarda yapılarak gelen misafirlere ikram ediliyor. Kolay bayatlamadığı için uzun süre korunabiliyor. Kızkardeşim orada yaşadığı için ondan kömbe kalıpları istemiştim. Resimdeki kalıplar da onlar. Kalıplardan isteyen olursa seve seve temin edebilirim.

18 Aralık 2008 Perşembe

TAHTA MASA

Adana'da en sevdiğim yer baraj gölü kenarı. Her ne kadar şehrin 30 km yakınında Akdeniz bulunsa da (bakınız aşağıdaki resimler) Adana halkının en çok vakit geçirdiği piknik yaptığı yer Adnan Menderes Bulvarı olarak bilinen göl çevresi...
Son gidişimizde sevgili arkadaşım Açelya'nın önerisi ile Tahta Masa Denen yere gittik. Sıcak çay ve yeni pişmiş sıkma yemek için, ve bu muhteşem manzara için Tahta Masa'yı kesinlikle öneririm.
Sıkma Adana Mersin ve yöresine has bir yiyecek. Un, su ve tuz ile katıca bir hamur yoğurularak tabak büyüklüğünde açılıyor. Sacda pişiriliyor. Ben evde teflon tavada pişiriyorum. İç malzemesi olarak genelde kavrulmuş soğan, peynir ve kırmızı biberden oluşan peynirli iç konuluyor. Sıkı sıkı sarıldığı için adına sıkma deniyor. Patatesli olarak da yapılabilir. Annem bazen tereyağı ve bal ile de hazırlar sıkmayı. Buna da yağlı ballı deriz. Onun lezzeti de muhteşem olur.

15 Aralık 2008 Pazartesi

BAYRAM BAYRAM OLDU


Bayram ailemle sevdiklerimle arkadaşlarımla olunca bayram oluyor benim için. Her ne kadar bayramın hemen öncesinde Astım hastalığına yakalandığımı öğrensem de moralimi bozmadım. İlaçlarımı alarak hayatıma devam ettim. Bu bayram da gerçekten bayram olan tadı damağımızda kalan güzel günler geçirdik. Trafiğe kalmamak için Cuma gününden yola çıktık. İstanbul - Adana arasını 11 saatte aldık. Yolda her zamanki gibi tünel yerine Bolu Dağını tercih edip daha önceki yazılarımda belirttiğim Cafer Usta' da harika bir kahvaltı yaptık. Şansımıza hava ılık ve kapalıydı. Güneş batarken Adana' ya ulaştık.

Arefe günü ailecek sevgili Babacığımın mezarını ziyaret ettik. Sonra da Karataşta Balıkçı Saim'de kendimize muhteşem bir balık ziyafeti çektik. Eşim hamsi dışındaki balıkları balıktan saymadığı için (tipik Karadenizlidir kendisi :) ) ona Adana dürüm alıp gittik Saim Abi' nin yanına.

Yemek sonrası deniz kenarında muhteşem manzarayı izlemek için kıyıya gittik. Ruhlarımızı arındırdık. Deniz kabuğu topladık. Arabamızın içinde hala kumlar var temizletmeyi de düşünmüyorum bir sonraki sefere kadar :) Saim Abi' ye birisi sitemde kendisi ile ilgili yazımı okuduğunu söylemiş. Çocuklar gibi sevindim.



Bayramın 2. günü diğer kardeşim ve eşi de bize katıldı. Bir orada bir burada gezerek eğlenerek arkadaşlarımızla sevdiklerimizle keyifli zamanlar geçirdik. Ha bu arada 4 sezon Lost' u üstüste izledik. Muhteşemdi hakikaten, herkese öneririm.

Adana Adnan Menderes Bulvarında Doktorun Yeri' nde daha önce de yazdığım damla çikolatalı sahleplerimizi içtik. Bir sonraki yazımda anlatacağım Tahta Masa diye harika manzaralı bir yer keşfettik.

Dinlendik, eğlendik ve Cumartesi günü 11 saatlik yolculuğun sonunda evimize kavuştuk. Tatilin son gününü sabah Çengelköy Erbap Kafe' de kahvaltı ederek, sonrasında ise evimizde patlamış mısır eşliğinde Boleyn Kızı isimli filmi izleyerek geçirdik. Kitabı daha çok hoşuma gitmişti. Filmini önermem.
Kontrol ettim bir sonraki uzun bayram tatili 2010 yılında. O zamana kadar ara kaçamaklarla idare edeceğiz artık ne yapalım :)

OKYANUS SAKİNLERİ

  © Blogger template 'Sunshine' by Ourblogtemplates.com | Distributed by Deluxe Templates 2008

Back to TOP